Bu yol nereye çıkar

Çarşamba, Temmuz 2nd, 2008 | Güncel >> Yorum Yapılmamış »

Huzura çıkacak inşallah, şimdiye kadar dokunulamazlık sıfatlarının arkasında , millete ulusalcılık zehirini yedirmeye uğraşanlar, bugün kendilerine hak gördükleri gayrimeşru vukuatları yüzünden tutuklandılar. Gündem biranda alt üst oldu, kimisi hükümete bindirmeye çalışıyor kimisi , sevinçle el şaklatıyor.Ortalık yine savaş meydanına döndü birden. Ergenekon savcısını sevmeye başladım, sağa sola pas vermeden işini ehil vaziyette yapıyor. Spekülasyonlara mahal verseydi şimdiye kadar, bu dava sümenaltı olacaktı.

Geçen yıl başlayan bu soruşturma ve tetkikler zinciri , sessiz sedasız memleketin demokratikleşmesi için atılan adımların toplamından daha ağır gelir. Yatağında engeller, setler olan ırmağa daha fazla su vermek, ancak taşırır, öncelikle engelleri ortadan kaldırmak , gelecek için atılacak en sağlam temeldir.

Kişisel düşüncem ;

Fikirbazların oluşturduğu gündem çöplüğü , ne yazıkki bıçak gibi kesilecek türden değil. Masabaşı gündemi şekillendirmeyi adet ve zevk edinen kadrolu kalem sahiplerinin yerini , yeni fikirlerle , modern görüşleriyle ,yeni nesil aydınların alması , en azından 20-30 yıl alacaktır. Gençliğimizin bilgi çağına duyarlı ve aktif olması bu süreyi kısaltacaktır. Bu ülke; periyodik olarak , her 10 yılda bir darbe görmüş, geçen 10 yılın tüm birikimlerini silip süpürmüş, çağa ayak uydurmak bir yana, kumun altına zorla kafası sokulmuş , bulduğu ilk fırsatta tekrar kafasını kumdan çıkarmış ve normale dönmeyi başarmıştır.

Düşünün ki, bir insan , kendi ırkını diğer bütün milletlerden üstün görüyor aynı zamanda da özellikle batı ülkelerinin yaşam standartlarının üstünlüğünü imrenerek kabulleniyor, çoğu zaman da kin ve nefretle saldırmayı silah olarak kullanıyor. Böyle bir insan modeli maalesef yaygın olarak sokaklarımızda dolaşıyor. Vatan sevgisini ,başka şahısların kalıplarıyla algılıyor ve bireysellikten uzak düşüncelerle sahip çıkıyor, bu sebeble gelişme gösteremiyor.

Nokta.

Popularity: 1% [?]

Yazar utanmasa da, okuru utandı

Pazartesi, Haziran 23rd, 2008 | Güncel >> 2 Adet Yorum

Bugün , ilk defa bir yazara email vasıtasıyla şiddetli ve öfkeli bir şikayet yazdım. Her kesimden seviyeli yazarları takip etmeye çalışırım.  Bir okur olarak zaten , kafam davul olmuş, her kafadan ayrı bir ses, ayrı bir nefes çıkıyor. Hangisinin doğru olduğuna inanmak eskisinden çok daha zor artık. Ortamı bulandırmak , doğruları saklamak kolayına kaçan zavallılar yüzünden , aydın bozuntularına gün geçtikçe saygım azalıyor.

Akşam gazetesi yazarı Serdar Akinan’ı  mütemadiyen takip ederim. Doğan Medya Grubunun dinazorlarına göre çok daha genç ve dinamik fikirlerini merak ettiğimden , genelde gündemle ilgili yazılarını ,  bazı noktalarını kabul etmesem  de okurum. Ama Serdar Akinan, yazılarına değer verip takip edenleri , yerin dibine soktu. Kendisi utanır mı bilmem ama, belki teşvik ederim diye de , kelimesi kelimesine , aşağıdaki maili yazdım.

Merhabalar Serdar Bey, yazılarınızı  (bugüne kadar) dikkatle takip eden bir okurunuz (idim).. Lakin bugün ki yazınızı okuyunca , bir okurunuz olarak kelimenin tam anlamıyla utanç duydum. Vatan millet aşkı-menfaati için, yalan ve iftira atmanın günahı olmaz mı sanıyorsunuz anlayamadım. Araştırmadan tekzik yiyeceğinizi düşünmeden , Taraf Gazetesini , açığa çıkardığı haberler açısından değil de, aklınızca yumuşak karnına vurma girişiminiz , amiyane tabirle elinizde patladı. Zira , günümüzün iletişim olanakları sayesinde, yazdığınız yazı aynı gün yalanlandı ve aksi kanıtlandı.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=705694

Buradaki haberde , sizin fikrinize kanıt olarak sunduğunuz tek cümlenin , mesnetsiz olduğu ortaya çıkıyor, kaldı ki, Taraf Gazetesi’nin web sitesinden de rahatça iletişim ve basım-yayın bilgilerine çok rahat ulaşabildim.

Sabah okuduğum yazınızın , öğle saatlerinde bir iftira ve yalan aracı olduğunu öğrenmek size nasıl bir duygu veriyor bilmiyorum ama,ben sizden utandım. Bir okur olarak , fikirlerinize değer verip takip ettiğim için  de , kişisel düşünce süzgecimin hala ham olduğu yargısına kapıldıım.
Anladım ki , siyasi gündemin bulanıklığı , sizin gibi aymaz ve artniyetli yazarların yüzündenmiş. Sizi şiddetle kınıyorum, şerefiniz ve onurunuz için , o yazdığınız köşede , bugünki hatanız için muhattaplarınızdan özür dileyin.

Vicdan sahibi  bir okur,
Atilla Akoğlu

Merakla bekliyorum , umarım yarın ki yazısında bugün ki kasıtlı hatasını telafi etmeye çalışır.

Be adam , elinin altında internet gibi bir derya var, araştırmadan , öğrenmeden ne diye çamur atıyorsun  başkalarına. Savunduğun fikirlerin , senin yüzünden eriyor, güvenilirliğiniz yitiriyor. Bilgi kirliliği peşinde koşanlara yazıklar olsun…..

Popularity: 1% [?]

Tekdüzeliğe Dair Denemeler

Pazar, Haziran 8th, 2008 | Eleştiri >> Yorum Yapılmamış »

Not; taslak  halindeki yazmış bulunduğum 29.05.2008 tarihli yazı ve güncel ekleme.

29.05.2008

Az önce Yasin‘in sayfasını açınca birbir isyanla, tekdüze ve sorunlarla dolu yaşama karşı bir nevi tasvirini okudum.Tabi düşünmeden edemedim.Hayat zaten uğraş yeri değilmidir? Günlük olarak özgürce(dilediğin konuda) blog tutmak bile gün geliyor sıradanlaşıyor.Tad vermemeye başlar.Ama tadı değişen blog tutmak yada monotonlaşan hayat değildir aslında, tadı değişen kişinin kendisidir. Yeri geliyor içindeki türlü fikirlere dair yazmak geliyor içimden ve buraya yazıyorum.Bir gün  yazmamanın ağırlığını hissedersem eğer, bırakırım bu blogu.  Burası ifade mecrası olduğu için ,insanın zorla yapabileceği iş değildir.Köşe yazarları gibi zorunlu olduğum iş değil ki, sağa sola methiyeler düzeyim, firma reklamı yapayım . Ama yapmam için küskünleri oynamam lazım ki , bu zamandan sonra hayata bile küsmekten eriniyorum yani üşeniyorum.

Yeni çağın bütün yaygın hastalıkları artık psikoloji temalı rahatsızlık ve sorunlardan başlıyor. Gençlik de maalesef çağımızın ye-eğlen-harca prensiplerine çabuk doyuyor ve de bir zamandan sonra hayata karşı merakını kaybediyor.Sanırım ki bu yüzden farklılığa özendirilip , sıradanlaşan hayatlarından kurtulmanın acınası çaresi intihar oluyor. Laf nereden nereye geldi , düşüncelerim Yasin kardeşimle yada yazdıkları ile alakası yok , sadece enteresan bir sesleniş metodu kullanmış.Okuyunca ben de düşünmeden edemedim, neden bu sıradanlık diye?

08,06,2008

Uzunca bir süredir blog tutamıyorum. Neden yazmıyorsun şeklinde gelen sorulara vakit bulamıyorum şeklinde cevap versem de , açıkcası asıl gerekçem tadının kaçtığına dair fikirlerimden olsa gerek. Bunun da farklı sebebleri var;

-Başlangıç olarak faydalı bir bir php ilmihali oluşturmayı hedeflemiştim. o tatlı heyecan , zaman geçtikce, zamansızlıktan yakınmalara dönüştü. Çok önceden sakladığım kaynaklarımı aktarmamın sebebi de bu fikrin temelini atmaktı tabiki.  Gün geçtikce içerik hırsızlığının kucağına düştüğümün farkına vardım. Bu durumu anlayınca ilk tepkim , öfke ile saldırmak oldu. Serpito.Com ve Kodadiweb.Com dışındaki sitelerde rastladığım PHP Dersleri başlıklı yazıların ,noktası virgülüne kadar yazılarımdan (ç)alıntı yapıldığına dair şikayetlerim , ağır hakaretlerim birine ikisine etkili oldu ama baktım ki , bir iki değil bu şekilde yayın yapan yayıncılar. Binbir emekle yazılan dersler yada kod örnekleri iki fare hareketi ile  çalınabiliyorsa ve de pişkince altında imza atarak başka yerde yayınlanabiliyorsa , ben bunu yapanlara bu kadar kolay fırsat vermem bundan sonra.

O yüzden Serpito.Com ‘u programlama betikleri yada derslerinden arındırmanın daha iyi bir fikir olacağını düşünüyorum artık. Serpito.Com şahsıma ait fikir penceresi olarak kalacaktır. Ama Serpito.Com sayesinde tanıştığım bir kaç arkadaşın öğrenme tutkularını görünce yeni bir mecrada bu çalışmayı devam ettirmeye karar verdim. php-mysql- javascript-ajax-css teknolojileri konusunda sık güncellenen ve gizliliğe son derece önem veren, tüm kullanıcıların aktif rol oynayacağı bir platform uygulaması yapmayı düşünüyorum.Bu konuda faydalı fikirleri olan arkadaşların da katkılarını bekliyorum.

-Diğer sebeb de tabii ki birincil bahanem olan vakitsizlik. Yazmayı bırakamayacağım için, fazlaca vakit ayırmam gereken konuları gözardı ediyorum artık.Kısa kısa,gündemle alakalı, hoş olacağını düşündüğüm  yazıları okumaya devam edeceksiniz tabiki.

Ah ulan Rıza , ne hayallerimiz vardı oysa!!

Popularity: 2% [?]

Maçta birbirinden ilginç goller izliyoruz

Cuma, Mayıs 30th, 2008 | Eleştiri >> Yorum Yapılmamış »

Skor 3-2 Vakit’in lehine. Maç 90 dakika, heyecanla izliyoruz. CHP federasyon başkanını(AK Parti)  da maça mudahil etti . Karşısına iki rakibi birden alan CHP kelimenin tam manasıyla göğsünü siper ediyor rakiplerine. Taraftar olarak yorum yapalım: “İyi olan kazansın.

Güncelleme: Maç sonucu , 5-2 Vakit’in lehine, son dakkalarda ardarda goller izledik. CHP kendi kalesine attı golleri. Maç sonu da skora itiraz etmekte gecikmediler.

Popularity: 2% [?]

Gazetecilere gazetecilik dersi

Cumartesi, Mayıs 24th, 2008 | Eleştiri >> Yorum Yapılmamış »

Malum son zamanlarda ısınan siyasi gündem ve olaylar gereği basın konusunda yazıyordum.Milliyet yazarı Melih Aşık hakkındaki yazdığı yazıya denk geldim. Paylaşmadan edemicem. Alper Görmüş, hem tecrübesiyle hem de gerekli belge ve kanıtlara kolayca ulaşabilir olmasıyla çok başarılı bir gazetecilik yapıyor. “Ben bu ismi biyerden hatırlıyorum” diyenler için hemen hatırlatayım. Alper Görmüş geçtiğimiz yıl içinde darbe günlüklerini yayınlayan ve yazılı-görsel basın tarafından kelimenin tam anlamıyla işkence gören Nokta Dergi’sinin sahibi idi.Mahkeme sürecinde dergisini kapatmak zorunda kaldı.Sözkonusu Dergi hala da açılmış değil. Büyük(!) gazetelerin bilirkişi yazarlarına örnekleri ile resmen ders verir gibi yazıları mevcut. Şiddetle okumanızı tavsiye ederim.

Ve ben bugün Taraf Gazetesini keşfettim. Her kafadan yazarlar olsa da , yazarlarının tek ortak yönü var.Her biri demokrasi tarafında.

Popularity: 2% [?]