Fikir kıyamet

md lottery

Tuncay Özkan, Zonguldak’ta konuşma yapmış, CHP’ye çatmış. Demiş ki: Eğer kendini yenilemezsen, gençleştirmezsen, yeni fikirlere kucak açmazsan, ben yeni bir parti kuracağım, ne zaman yapacağım bunu, kurultaydan hemen sonra, nisan ayında yapacağım, kardeşim aklınızı başınıza toplayın, halkla kucaklaşın…

Tuncay Özkan önemli bir adam değil, önemli bir gazeteci hiç değil, öyleyse ben bu yazıyı neden yazıyorum?

Elim “mouse”u kavrayamıyor, tuşlara diğer parmaklarla vurmak kolay ama başparmak davul gibi sarılı, maymun parmağı gibi diğerlerinden ayrı duruyor… Gidip gidip yanlış yerlere “tıklıyorum”, beddua tuttu, yazı yazmak bugün eziyet oldu, sinirim bozuldu, ondan mı?

Hayır. Tuncay Özkan’ın ancak bir mizah dergisi kapsamında ciddiye alınacak sözleri, önemli bir “örnek” de onun için.

Bir “kafa yapısının” örneği.

Özkan konuşmasını Zonguldak’ta yapmış, adı var kendi yok DSP’ye de çatmış, eh, “Ecevit’in memleketinde kömür emekçilerini gıdıklayacak”, azıcık oy çalacak falan, onları geçelim.

Özkan, gerek CHP’nin gerek DSP’nin “yeni fikirlere kucak açmadıklarını” söylüyor.

Gençleştirmeyi falanı da geçelim, bu terane artık sökmez. On yıl kadar önce genç gazeteci arkadaşlar bana gelmişlerdi, “ağabey, Cemiyet seçimlerinde bizi destekle, yönetimi devirelim, artık bu işi gençlere bıraksınlar”… Ben de “programınız nedir, yani, yaş baş bir yana, neden onlara değil de size oy vereyim” diye sordum, apıştılar kaldılar. Programları falan yoktu.

Özkan “yeni fikir” istemiş.

Fakat kendisinin yeni fikirleri nelerdir, bilen yok! Kendisi de bilmiyor.

O çevrelerde hiçkimse de bilmiyor.

İşte bu yüzden, tipik bir örnek.

“Çiğ Kemalizm”, şanlı ordu, yaşasın bürokrasi, vatan millet Sakarya, sağdan sola soldan sağa salla bayrağı, dağ başını duman almış, uyan uyan Gazi Kemal, Ankara’nın taşına bak, kamutay bugün doğdu, saltanatı boğdu, sevinin çocuklar, övünün büyükler, falan filan. Bütün bu “fikirler” CHP’de “mebzul miktarda” zaten var.

“Halkla kucaklaşma” ayağından halkın kılığına sövüp sayma, ohohooo, istemediğin kadar…

Özkan, kimsenin seyretmediği bir televizyon kanalıyla seçmeni etkileyeceğini, “memleketi kurtaracağını” sanmıştı, elde ettiği sonucu herkes biliyor.

Şimdi de, “ileride verilecek reklamlara mahsuben” Deniz Baykal’dan aldığı paralara nankörlük ediyor, onu da geçelim.

“Biz kaç kişiyiz?” diye bir hareket başlattı, kaç kişi olduklarını saymışlar, bir milyon iki yüz bin kişi çıkmış, öyle diyorlar.

Yaklaşık otuz milletvekili eder.

Özkan da bu kafayla parti değil, ancak çadır kurar.

Turşu kurar demedim, onu başkaları yapıyorlar, hem de başarıyla.

Özkan’ın Zonguldak’tan bir güneş gibi doğması (Samsun’un kuş uçuşu beş yüz kilometre kadar doğusundadır), bana bir Galatasaray Kongresi’ni hatırlattı.

Sınıf arkadaşım ve de çok sevdiğim Turgay Kıran, önce Özhan Canaydın’a atmış tutmuş, adaylığını koymuştu, bir de baktık, Canaydın’ın listesinden yönetime girivermiş!

Malum, kongrenin Öztürkçe’si kurultay oluyor…

Seni selamlıyorum, yeni fikirli, eğer Baykal yutarsa CHP Genel Sekreteri adayı, değerli meslekdaşım! Uyanık adamsın, meclise başka türlü giremezsin ama bakalım gelecek seçimde CHP meclise girer mi?

Engin Ardıç 07.02.2008 – Akşam

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir