Bileti kesilecek yazarlar

Yazar: serpito, Kategori: Eleştiri Güncel

Son zamanlarda basında sansür ve basın özgürlüğünü hiçe sayan uygulamalarının ardı arkası kesilmiyor. Bu yüzden ileriye dönük, bulunduğu gazete yada yayın organından bileti kesilme(ayrılma) ihtimali olan gazetecileri düşündüm.3 kişilik küçük bir liste oluşturdum;

İsmet Berkan:Her ne kadar Radikal’in başyazarı olsa da bağlı bulunduğu Doğan Medya’nın aksine demokratik tavrı ve özellikle AKP’nin kapatılması ile Ergenekon davaları hakkında yazdığı yazılar sol tayfanın fazlasıyla canını sıkıyor . Basının tıfıl ve ukala çocuğu tarafından bile saygısızca eleştirilmesi bunun göstergesi. Ayrıca İsmet Berkan’ın yazı arşivinden Ergenekon’un Yakın Tarihi isimli yazı dizisini okumanızı şiddetle tavsiye ederim.Nedenini daha iyi anlarsınız.

Hıncal Uluç :Gitti, gidecek,kaldı haberleri ile arasıra malzeme olan Hıncal Uluç kapağı atacak yer bulduğu anda ayrılması bir saatin içinde bile gerçekleşir.Hürriyet’in Yılmaz Özdil ile doldurduğu hırçın ve sivridil kontenjanı ,Hıncal Abi’yi mağdur etti. Yoksa onun köşesinden Pazartesi günleri Ertuğrul Özkök ile şarap muhabbetleri okuyor olurduk. Açıkçası herşey hakkında hiçbirşey yazan Hıncal Uluç’un Hürriyet’e geçmesini isterdim.Böylece okumaya gerek duymadığım yazarların tekmili birden orda toplanmış olurdu.

Şamil Tayyar :Öncelikle Şamil Tayyar isminin geçtiği arşivlenen son haberlere bir göz gezdirin.Ergenekon olayları yüzünden adamın başına gelmeyen kalmadı gibi .24 tv kanalında yaptığı program durdurulmuş.Birgün köşesinin buzdolabı reklamı ile dolması beni şaşırtmaz gerçekten.8 Mayıs tarihli habere göre olayların civcivli zamanlarında 18 gün boyunca yazıları durdurulmuş(kaynak). 25 Şubat tarihli yazdığı yazıda da belirttiğim gibi Şamil Tayyar’ın kitabı ve yazdığı yazılar tehlikeli konuları gün ışığına çıkarıyordu. 3 ay gibi bir süre içinde Şamil Tayyar’ın başından geçenleri özet halinde şurdan öğrenebilirsiniz.Sanırım demek istediğim açıkça anlaşılıyor.

Bu listeyi neden yaptım bilmiyorum ama, içimden geçen tahminler bu yönde.En azından Şamil Tayyar konusunda tahminden öte olgular var.

Dikkat ederseniz medyada taraf ve menfaat gütmenin artık sezgi olmaktan çıktığını anlarsınız. Patronun menfaati yada siyasal franksiyonlar medyada tutarlılık ve istikrarın yegane kriterleri olmuş durumda.Her gazete sanki karargah gibi karşı taraf için senaryolar yazıyor, belge toplamaya uğraşıyor(buluyor da), diğer gazete misilleme yapmaktan geri durmuyor ,intikamını alıyor.Heba olan , kandırılan kim oluyor dersiniz? Filler ve Çimen filminin güzel bir önsözü vardı ;

“filler oynaşırken olan çimenlere olur”

Televizyon izlemediğim halde netten programlarını takip ettiğim tek TRT yapımı program olan “Sınırların Arasında” sezon bitimine bir bölüm kalmışken TRT yönetimi tarafından durduruldu.”İyiler hep sürünür” kelamını tevekkeli dememişler.
Batı medeniyetini , kendi tarihçileri ile tartışarak günümüz siyasetin seyrini açığa çıkaran belgesel tadındaki bu programı işallah başka bir kanalda izlemeyi umuyoruz. Hemen hemen her programda Banu Avar’ın sorularını cevaplayan diplomatların kıvırmalarını, ters cevaplarını hatta kaçışlarını ilgi ile ve ibretle izlerdim.

Banu Avar ile Sınırların Arasında

Banu AVAR’ın ağzından gelişmelerin seyrini okuyabilirsiniz, dilerseniz benim gibi öfkeli bir küfür de savurabilirsiniz TRT’e. Özellikle uğradığı sansürleri anlattığı bölüm ilgi çekici;

Ancak 7-8 programım daha önce sansüre uğramıştı. Bazı programlarım, ülkelerin büyükelçilerinin isteğiyle yayından kaldırılıp sonra tekrar halkın isteğiyle yeniden konulmuştu. İsrail’de ’Duvarlar’ı aktardım ve ’İsrail Büyükelçisi alınır, üzülür’ diye kaldırıldı. Vatikan programı, Vatikan Büyükelçisi’nin isteği üzerine yayına konulmadı. Avrupa veya Amerika’yı öven bir yayın yapsaydım eminim bugün işimin sahibiydim.” Banu Avar.

Kaynak:[ensonhaber]

Banu Avar’ın Resmi Websitesi

Banu Avar hakkında eşsiz bir yazı

Neden Zaman okumuyorum?

Yazar: serpito, Kategori: Eleştiri

Eskiden benim için referans sayılabilecek iki gazeteden(diğeri Radikal,Vakit değil) biri iken artık Zaman okumuyorum. Nedeni çok basit, hertürlü görüşe sahip yazarlar ve fikir insanlarını birarada barındırdıkları halde içlerinden ilgiyle ve heyecanla yazılarını takip ettiğim Alev Alatlı’nın gazete tarafından ansızın(!) yüzüstü bırakılması.2 ay kadar önce Zaman Gazetesinin sitesinde Alev Alatlı’nın yazısını ararken malum ayrılık haberini okuyunca çok şaşırmıştım. Her olayda olduğu gibi,kutuplaşan medyamızın bir kutbu İslami basın diye etiketledikleri karşı tarafı ayyamcılıkla suçladı, diğer kutup ise sessiz kalmakla yetindi. Aynı olayın diğer versiyonu(Emin Çölaşan) için de aynı durum sözkonusu. Ta ki Alev Alat’lının ağzından olayı öğrenene kadar olayın iç yüzünü merakla bekledim.

Alev Alatlı

Siyasetin dedikodusunu değil ilmini yazan bu değerli hanımefendinin yazıları günümüz siyasi konjektöründe gazete için tehdit unsuru olarak algılanmış ve habersizce tek taraflı yayınlamaktan vazgeçmişler. Olayın perde arkasını Google yardımı ile kısa bir araştırmadan sonra bulabilirsiniz. Kim kimi kandırdı , kim yalan söylüyor fazla merak etmiyorum , benim ilgilendiğim tek konu,Zaman milletin gözünde referans gazete özelliğini artık kaybetmiştir. Bu riski göze alarak hala ve hala olayı sümenaltı etmeleri açıkçası benim kanıma dokunmuştu. Okumadan edemeyeceğim A. Turan Alkan hocamın yazılarına da (sağolsunlar) okurlarının hazırladığı weblog‘dan hatta RSS ile takip ediyorum.

Alev Alatlı 2

Velhasıl kelam ,okunacak(güvenilecek) gazete kalmadığı için ben de kendimce gündemi derleyip burada paylaşıyorum.

Google’a Yasak

groups.google.com adresi yasaklandı. Bi ucundan başladılar yasaklamaya, bakalım ne kadar sürede Google’un hepsini engelleyecekler. Hepsi derken , liste burada;

Devamını okuyun »