Efrasiyab’ın Hikayeleri

Efrasiyab’ın HikayeleriSoğuğu tasvir edip sıcağı sevdiren , savaşı kanlı canlı tarif ederek barışa hasreti azdıran nice eserler okumuştum. Ama böylesini yani Ölümü konuşturup hayata dair düşüncelere sevkeden cinsten bir kitabı ilk defa okudum ve tabiki ilk defa sevdim. Bir hikayeler sofrası düşünün , başrolleri yani sofraya oturan ; çelimsiz , ununu elemiş ipe sermiş , torunlara doymuş , hayata kanmış mütebessim tabiatlı bir ihtiyar ve bu ihtiyarın kalan son borcunu tahsil etmeye gelen duygusuz , soğuk yüzlü Ölüm. Yazarın kaabiliyetinden midir(muhtemelen budur) , konunun sıradışı olmasından ve insanı içine çekmesinden midir bilinmez, kitap okuyucusunu,Ölümü konuşturarak önce hayatın aslında düşlerden ibaret olduğuna inandırıyor ,sonra hayatın hayatta sorgulanamazlığını kanıtlayıp ters köşeye yatırıyor.

Korku,ölüm,maneviyat temalı hikayeleri bir bir soluksuz okurken anlatılan zamanı, mekanları ve de olayları sanki gözümün önündeymiş gibi hissediyor ,yetmezmiş gibi kaptırıp hikayenin bir köşesine de kendimi iliştiriveriyordum Aslında 3′er 5′er cümlelerle özetlenince ne kadar sade ve gerçeküstü hikayeler oldukları anlaşılsa da,anlatımdaki büyü insanın aklını alıyor, boşalan aklın yerine olduğu gibi hikayesini yaşatıyor. Zannımca yazarın en büyük farkı bu.

Her hikayede bir sonraki sayfada acaba ne olacak diye merak uyandırıyor.Masalın sonunu hissetikçe bittiğine mi üzüleyim, yeni bir aleme girileceğine mi sevineyim bilemediğim zamanları hatırlıyorum. Kah Abdulzeyyat ile Acıpayam dağına çıkıp içsel eleştiri ve hakikat arayışına ortak oluyorsunuz , kah Ayvaz Kasap’ın oğullarına kardeş olup ,Hamiyet Hanımın 4 kızından hangisine alıcı gözle bakayım diye tatlı bir düşünceye dalıyorsunuz,kah Diyarbekir’in Dirvana köyü imamı İlimdar ile Zekeriyya dede ve yabani torununa yoldaşlık edip sıradışı bir hac farizasını eda ediyorsunuz,ve daha nice duygulara gark olup Cezzar Dede ve Ölüm’ün oynadığı o güzel oyuna hakemlik ederek kitabı bitiriyorsunuz.
Osmanlı devrini ders kitaplarından bilen,öğrenen biri olmadığım için kitabın diline olan hayranlığım doğal olarak katbe kat arttı. “Geçmiş zaman olur ki.. ” diye başlayan çocukluk devri hikayelerini çağdaş türkçemiz ile değil de , zamanın kendi diliyle dinlemek kitabın tarifindeki tuzla biberin yerini dolduruyor.Ben zaten tuzsuz karabibersiz çorba içmem hayatta.

Cesaretini topladıktan sonra bu kitabı alıp inceleyen Aptülzeyyat, onun Dünya Tarihi adlı bir eser olduğunu gördü.Bir kitaptaki metafizik uykusundan uyanan hayalet,aynı uykuyu bir başka kitapta sürdürmeyi uygun görmüş olmalıydı.Atlattığı onca vartadan sonra harap ve bitap düşmüş olan Aptülzeyyat, o sıcak odada döşeğine kıvrılarak sızdığı vakit,rüyasında kendisini tıpkı o hayalet gibi Dünya tarihi içinde, ama aç bir kitap kurdu olarak gördü.Daha ilk sayfanın üzerinde,iri puntolu,”yasak meyva” kelimesini ısırarak yemeye başladı. İkinci sayfada, “düşüşün azabı”nı tattı. “Mesih’in Etini” yedi, “O’nun kanı”nın lezzetine vardı. “Veba”yı, “Savaşlar”ı ,”Felaketler”i ve daha bir nicesini geçtikten sonra son sayfaya geldi.Bir sapiens olarak artık kozasını örebilirdi. Kozanın içindeki Minerva’nın karanlığında kurtuluşunu bekledi. Zaman geldiğinde , tattığı her güzellikle kanatları süslü bir kelebek olarak karanlıktan ışığa çıktı; artık cennete uçabilirdi.

Arka kapak yazısının endamı insanı cezbetmeye , vicdan azabını deşmeye ,okuma isteğini gıdıklamaya yeter de artar bile. Anlatımı hem sade hem süslü diyebileceğiniz ama hiç sıkılmayacağınız bir dile sahip bu kitabı sanırım her ilde , her ilçede kitapçılarda bulmak mümkündür. Efrasiyab’ın Hikayeleri’ni okuyun ,ruhunuz kıpraşsın, klavye ve monitorden ibaret akşam eğlencelerinizi taçlandırın , artık ben daha ne deyim.

Not: Dikkat ettim de son zamanlarda yazılarıma kadar sirayet etmiş bu kitaplar.Türkçenizi de ilerletiyor demekki.Umarım sıkılmadan okursunuz bu yazımı.

Efrasiyab’ın Hikayeleri” üzerine 2 düşünce

  1. ggizzeem

    kitabı okudum ve harika olduğunu düşünüyorum ama olaylar çok ince ayrıntılı dikkat dağılınca kaçırıyorsun ve bende edebiyat yazılısı olacağım hatırlaadığım içinde internette kitap özeti aramaya çıktım ama inanılmaz zevk alarak okuduğum bir kitap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>